İngilizce Dersi Konu Anlatımı

2009-06-22 21:02:00

İngilizce dersi sbs konu dağılımı ve soruların analizi

6. SINIF KONULAR 2008
Emir Kipi 1
The Present Simple Tense 1
Obligations (Zorunluluklar) 1
Family (Aile) 1
Speaking (Konuşma) 2
The Present Continuous Tense 1
Likes and dislikes 1
Weather Conditions (Hava Şartları) 1
Ability (Beceri) 1
Numbers 1
Prepositions 1
Jobs 1
TOPLAM 13
7. SINIF KONULAR 2008
Emir Kipi 1
The Present Simple Tense 1
Obligations (Zorunluluklar) 1
Family (Aile) 1
Speaking (Konuşma) 1
The Present Continuous Tense 1
Likes and dislikes 1
Weather Conditions (Hava Şartları) 1
Ability (Beceri) 1
Numbers 2
Prepositions 2
Jobs 1
TOPLAM 15

ingilizce dersi sbs konu anlatımları

THE PRESENT CONTINUOUS TENSE (ŞİMDİKİ ZAMAN)


Türkçe’de fiilin sonuna –yor eki gelir.
Örnek: yapıyorum,yapıyor,yapıyorlar.Şimdiki zaman eylemin konuşma anında sürdüğünü gösterir.
Yakın geçmişte eylem başlamış,şu anda devam ediyor ve gelecekte belli bir noktada muhtemelen bitecektir.


CÜMLE KURULUŞ FORMÜLLERİ

Olumlu:
Subject
Am
(‘m) / is
/(‘s)
Tekil
Özne
/are
/(‘re)
Çoğul özne
Verb + ING Object

Olumsuz:
am /is/ are

(isin’t) / (aren’t)
Not

Subject

Verb + ING Object

Soru:
Am /ıs /Are Subject Verb + ING Object?

NOT:1) I zamiri ile am yardımci fiili kullanılır.
2) Tekil özneler ve zamirlerle (hakan,he ,she,it,is) kullanılır.
3) Çoğul özneler ve zamirle (sutudent,they,we,you,are) kullanılır.”You hem sen (2.tekil şahıs) hemde sizler (2. çoğul şahıs) olarak kullanılabilir.
4) Am not,amn’t şeklinde kısaltılmaz.


TENSE’İN KULLANILDIĞI YERLER


1. Konuşma anında meydana gelen olayları anlatır.

- I am cooking the meal now.
Şimdi yemeği pişiriyorum.

- She is singing a song at the moment.
(O) şu anda şarkı söylüyor.

2. Belli bir süre için tekrarlanmak olanveya yinelemekte olan bir eylemi anlatır.

We are studying a lot thse days because we’ll take an exam next Friday.
Bu günlerde çok çalışıyoruz çünkü gelecek Cuma sınav alacağız.

John is stayink with his friend this week.
John bu hafta arkadaşıyla kalıyor.

3. Yinelen bir işin diğer bir işten daha önce başladığını ifade eder.

They stop talking if the teacher is shouting at them.
Eğer öğretmen onlara bağırıyorsa, konuşmayı bırakırlar.

4. Konuşan kişinin kararlı olduğunu gösterir.

I am not accepting it.
Onu kabul ediyorum.

He isn’t helping us.
Bize yardım etmiyor.

5. Gelecek zaman ifadeleriyle kullanılabilir.

W e are taking a trip tomorrow.
Yarın seyahata çıkıyoruz.

TIME EXPRESSIONS
(Zaman ifadeleri)

Now : şimdi
Still : hala
Riğht now : tam şimdi.
At the moment : şimdi şu an
At the present : şimdi şu an
Yet : henüz


ÖRNEK CÜMLELER

- I’m listening to the English news on the radio.
Anlamı: Radyo’dan İngilizce haberleri dinliyorum.
- She’s reading a book now.
Anlamı: O, şimdi bir kitap okuyor.
- They’re repeating the words.
Anlamı: Kelimeleri tekrar ediyorlar.
- The mother is making her son’s bed.
Anlamı: Anne oğlunun yatağını yapıyor.
- You’re not listening to me.
Anlamı: Beni dinlemiyorsun.
- Why are you waiting to me.
Anlamı: Neden burada bekliyorsun.
- The children are making a noise.
Anlamı:Çocuklar gürültü yapıyorlar.
- She is burushing her teeth.
Anlamı: Dişlerini fırçalıyor.
- The studendt are doing the exercises now.
Anlamı: Öğrenciler şimdi alıştımaları yapıyoorlar.
- My mother is cooking fish in the kitchen now.
Anlamı: Annem şimdi balık pişiriyor.
- The children aren’t watching TV now.
Anlamı: Çocuklar şimdi TV seyretmiyoler.
- A: Is Canan speaking to her mother now?
Anlamı: Canan şimdi annesiyle mi konuşuyorlar?
- B: Yes, she is. / No, she isn’t.
(KISA CEVAP): Evet.(Konuşuyor) / Hayır.(Konuşmuyor.)
PRESENT CONTINUOUS TENSE CONJUGATION
Olumlu Çekim:
I am learning English. İngilizce Öğreniyorum.
You are learning English. İngilizce Öğreniyorsun.
He is learning English. İngilizce Öğreniyor.
She is learning English İngilizce Öğreniyor.
It is learning English. İngilizce Öğreniyor.
We are learning English. İngilizce Öğreniyoruz.
You are learning English. İngilizce Öğreniyorsunuz.
They are learning English. İngilizce Öğreniyorlar.
Olumsuz Çekim:
I am not learning English İngilizce Öğrenmiyorum.
You aren’t learning English. İngilizce Öğrenmiyorsun.
He isn’t learning English. İngilizce Öğrenmiyor.
She isn’t learning English İngilizce Öğrenmiyor.
It isn’t learning English. İngilizce Öğrenmiyor.
We aren’t learning English. İngilizce Öğrenmiyoruz.
You aren’t learning English. İngilizce Öğrenmiyorsunuz.
They aren’t learning English. İngilizce Öğrenmiyorlar.
Soru Çekimi:
Am I learning English? İngilizce Öğreniyor muyum?
Are You learning English? İngilizce Öğreniyor musun?
İs He learning English? İngilizce Öğreniyor mu?
İs She learning English? İngilizce Öğreniyor mu?
İs It learning English? İngilizce Öğreniyor mu?
Are We learning English? İngilizce Öğreniyor muyuz?
Are You learning English? İngilizce Öğreniyor musunuz?
Are They learning English? İngilizce Öğreniyorlar mı?
Olumsuz Soru:
Am I not learning English? İngilizce Öğrenmiyor muyum?
Aren’t You learning English? İngilizce Öğrenmiyor musun?
İsn’t He learning English? İngilizce Öğrenmiyor mu?
İsn’t She learning English? İngilizce Öğrenmiyor mu?
İsn’t It learning English? İngilizce Öğrenmiyor mu?
Aren’t We learning English? İngilizce Öğrenmiyor muyuz?
Aren’t You learning English? İngilizce Öğrenmiyor musunuz?
Aren’t They learning English? İngilizce Öğrenmiyorlar mı?
NOT:Am I not :Resmi dilde kullanılır.
Aren’t I :Konuşma dilinde kullanılır.www.matematikcifatih.tr.gg


SIMPLE PRESENT TENSE (GENİŞ ZAMAN)

  1. Tekrarlanan Eylemler 

Bir eylemin tekrarlandığının veya olağan bir şey olduğunu belirtmek için Simple Present kullanılır. Bu eylem bir alışkanlık, hobi, günlük iş veya programlı bir aktivite olabilir. Tam tersi yapılmayan veya tekrarlanmayan eylemler için de kullanılır.

 

v      It takes me five minutes to get to school.

v      I go to dentist every six months.

v      Each summer we go to Antalya for a holiday.

v      She has a cup of coffee during breaks.

 

  1. Evrensel Gerçekler ve Genellemeler

Genelde olan eylemler ve bilimsel gerçekler hakkında konuşurken Simple Present kullanılır.

v          Every twelve months, the Earth circles the sun 

v          The sun does not circle the Earth

v          Water freezes at 0 C.

v          Cats drink milk.

  1. Gelecek Zaman

Bazen gelecekte gerçekleşecek bir olayı veya eylemi Geniş Zaman (Simple Present Tense) ile ifade ederiz.

 

v      The students go to America this summer.    

v      Kenneth doesn’t get a haircut today.  

 

v      Jack: When will the train leave?               

v      Bob : It leaves at 8:15.                

 

v      When do you finish writing your report?

v       Do you take the final test next month? 

ırregular verbs ingilizce düzensiz fiiller listesi tablosu

150
0
0
Yorum Yaz

Verb 2        Verb 1

Beat           beat

became       become

began          begin

bit             bite

broke          break

brought        bring

built           build

bought         buy

caught         catch

chose          choose

 

 

beat,dövmek

become,olmak

begin, başlamak

bite,ısırmak

break,kırmak

bring,getirmek

build,inşa etmek

buy, satın almak

catch, yakalamak

choose,seçmek

came           come

cost           cost

cut            cut 

dug            dig 

did            do

drew           draw 

drove          drive

drank          drink

ate            eat 

fell            fall

 

come, gelmek

cost, mal olmak

cut, kesmek 

dig, kazmak

do, yapmak

draw, cizmek 

drive, araba surmek

drink, icmek

eat, yemek 

fall, dusmek

fed            feed

felt            feel

fought         fight

found          find

flew           fly

forgot         forget

got            get

gave           give

went           go

feed, beslemek

feel,hissetmek

fight, dovusmek

find, bulmak

fly, ucmak

forget, unutmak

get, elde etmek

give, vermek

go, gitmek

grew           grow

heard          hear

hid            hide

hit             hit 

held           hold

hurt           hurt

kept           keep

knew           know

learnt          learn

left            leave

 

grow,buyumek

hear, duymak

hide, saklanmak

hit, vurmak 

hold, tutmak

hurt, acitmak

keep, tutmak

know, bilmek

learn, ogrenmek

leave, ayrilmak

lent            lend

let             let 

lost            lose

made          make

meant          mean

met            meet 

paid           pay

put            put 

quit            quit

read           read

lend, odunc vermek

let, izin vermek 

lose, kaybetmek

make, yapmak

mean, kastetmek

meet, bulusmak 

pay, odemek

put, koymak 

quit, vazgecmek

read, okumak

rode           ride

rang           ring

rose           rise

ran            run

said           say

saw            see

sold            sell

sent           send

set             set 

shook          shake